16 Temmuz 2015 Perşembe

KEDİLER

kedi

Evcil kedi küçük, genelde tüylü, evcilleştirilmiş, etobur memeli. Genelde ev hayvanı olarak beslenenlere ev kedisi, ya da diğer kedigillerden ve küçük kedilerden ayırmak gerekmiyorsa kısaca kedi denir. İnsanlar kedilerin arkadaşlığına ve haşarat ve ev zararlılarını avlayabilme yeteneğine önem vermektedir.

Kediler anatomik olarak güçlü, esnek bedenleriyle, hızlı refleksleriyle, keskin, geri çekilebilen pençeleriyle ve küçük avları öldürmeye uyarlanmış dişleriyle diğer kedigillere benzerler. Kediler insan kulakları için çok zayıf ya da çok yüksek frekanstaki sesleri duyabilirler. Karanlığa yakın ortamlarda görebilirler. Çoğu memeli gibi, kediler insanlara göre daha zayıf renkli görüşe ve daha güçlü koku alma duyusuna sahiptir.

Yaklaşık 70 tane kedi ırkı vardır.

Kediler, tek başlarına avlanmalarına rağmen sosyal bir türdür. Kedilerde iletişim, kedi feromonu ve kedilere özgü vücut dilinin yanı sıra seslenme çeşitliliğini (miyavlama, mırıltı, sesini titretme, tıslama, hırıltı ve gırtlaksı ses) de içinde barındırır.

Kediler yüksek bir üreme oranına sahiptir. Kontrollü üreme halinde, çoğalabilirler ve tescilli cins hayvanlar olarak gösterilebilirler. Ev kedilerinin üreme kontrolündeki kısırlaştırma ile oluşan başarısızlık ve eski evcil hayvanları terk etme, Dünya çapında, hayvan nüfus kontrolünü gerektirecek kadar fazla sayıda sokak kedisiyle sonuçlandı. Bu nüfus sadece Birleşik Devletler'de 60 milyona kadar çıkmıştır.

Evcilleşme


Antik kökenleri tam olarak bilinmese de evcil kedinin kökenleri en az 9.500 yıl öncesine, Ortadoğu'da ziraatin başladığı dönemlere kadar gider.Güney Kıbrıs'ta bir insan iskeletinin yanında bulunan bir kedi iskeleti aynı döneme denk gelir. Çin'de bulunan yaklaşık 5.300 yıllık fosil kayıtlarına göre de günümüzün evcil kedisi cüssesinde kediler, ziraatle uğraşılan bölgelerde tahılla beslenen kemirgenleri avlıyorlardı. Bu bulgulara dayanılarak kedilerin, zararlıları avlamaları için, çiftçiler tarafından beslendikleri veya varlıklarına müsaade edildiği düşünülür.

BASKETBOL NEDİR? NASIL OYNANIR?

basketbol

Basketbolu Bulan Kişi
İlk olarak 1891 yılında James Naismith tarafından oynatılmıştır. James Naismith'in basketbolu Mayas kabilesinin tlahiotenie oyunundan esinlendiği düşünülmektedir.ilk amacı, soğuk kış günlerinde öğrencilerinin dışarı çıkamaması nedeniyle onlara, kapalı alanda vakit geçirebilecekleri bir oyun vermekti.

Atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı. İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20'şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismitih tarafından bu oyuna "sepet topu" anlamına gelen "basket ball" adı verilmiştir.
Basketbol, yapılmasından kısa bir süre sonra YMCA’yı aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan cimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.
basketbol nasıl oynanaır


Basketbol Nasıl Oynanır
Basketbol, beşer kişilik takımlar hâlinde elle ve topla oynanan, yüksekliği 3,05 metre olan pota adı verilen çemberden geçirerek kazanmaya çalışılan takım oyunudur. Tüm dünyada popüler olan bir spor türüdür.
Basketbol 5’er kişilik iki takımın karşı karşıya gelmesi ile oynanmaktadır. Her takımın 7’şer tane de yedek oyuncu bulundurma hakkı vardır. Yani sahaya toplam 12 oyuncu ile çıkılır. Oyuncu değiştirme sayısında herhangi bir sınırlama yoktur, yani her iki takım da dilediği kadar oyuncu değiştirebilmektedir. Takımlar COACH denilen baş antrenörler tarafından yönetilir. Oyun 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur, toplam oyun süresi 40 dakikadır. Top oyunda olmadığı zamanlarda kronometre durdurulduğu için oyun süresi 40 dakikadan daha uzun sürmektedir.









OMURGASIZ HAYVANLAR NELER?

hayvanlar

Omurgasızlar bir omurgası olmayan hayvanlara verilen genel bir addır. Tüm hayvanların %97 sini oluşturur.Omurgasız olarak adlandırılan canlıların yapılarında hiçbir iskelet bulunmaz. Omurgasız hayvanların vücudunun dış kısmını örten ve destekleyen bir dış yapı bulunur.
Omurgasız hayvanlardan bazıları; çekirge, örümcek, kelebek, sinek, solucan, ahtapot, yengeç, ıstakoz, midye ve deniz anasıdır.
Omurgasız hayvanların kıkırdak doku ve kemik dokudan oluşan iskeletleri yoktur. Bazı omurgasız hayvanların vücutlarında iskelet görevi gören değişik yapılar vardır. Örneğin yengeçlerde bulunan sert kabuk ve böceklerdeki kitin adı verilen örtü iskelet görevi yapar.
hayvanlar

Omurgasız hayvanların bir bölümü karada bir bölümü suda yaşar. Karada yaşayan omurgasız hayvanların akciğerleri yoktur. Bu hayvanlar trake solunumu ya da deri solunumu yaparlar. Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.
Omurgasız hayvanlar yumurta ile çoğalır. Çekirge, örümcek, kelebek, hamam böceği, sivrisinek çevremizde gördüğümüz omurgasız hayvanlardır.
 Ahtapot, yengeç, ıstakoz, midye,denizkestanesi, denizyıldızı, süngerler, denizanası ve mercanlar suda yaşayan omurgasız hayvanlara örnektir. İnsanların çevrelerinde sık karşılaştıkları omurgasız hayvanlar eklem bacaklılar ve solucanlardır...

Çoğalma

Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar. Yumurtadan çıkan yavrular çoğu zaman yetişkinlere benzemezler ve ancak birkaç aşamadan geçtikten sonra yetişkinlerine benzerler. Fakat bunun aksine, yani yumurtadan direk olarak yetişkinlerine benzeyerek çıkan türler de vardır. Bunlar; solucan, örümcek ve bazı böceklerdir.

ATATÜRK MASON'MUYDU?

atatürk

Atatürk'e 25 kare fotoğrafında elini ceketinin içine veya göğsüne koyduğu için mason deniliyo bununla ilgili bir çok fotoğraf ve videolar internet de dolaşıyo bu saçmalığı tespiti karartmak için bu yazıyı hazırladım.

    
                  atatürk

bu duruşun adı napolyon duruşudur ve napolyonunda durma sebebide mide ağrısı yada kibirinden dolayı yapmıştır.Diye bilirsiniz ki Atatürk napolyana mı özendi tabi ki hayır bu duruşu bilge türk basbuğları yaptığı ve sevdiği için yapmıştır .Atatürk'e mason diyenler öyle bir abartmışlar ki 20 yaşında masonluğun en iyi kademesi olan 33. derece masonluğa kadar yükselmiş diye iftira atıyorlar.




Şimdi buna acıklık getirelim;
Atatürk mason olsaydı neden mason localarını kapatsın ve bu sözleri söylesin
 "Masonluk kökü dışarıda bir yahudi tarikatından başka bir şey değildir, memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da grup kararıyla kapatalım...
Atatürk mason olsaydı her yıl amarikaya gitmesi gerekiyodu ama Atatürk hastalığı dışında yurt dışına cıkmamıştır.Günümüzde kimlerin kafası estikçe amerikaya gittiğini biliyoruz.

Ayrıca Türkiye'de locaları kapatılmasın diye masonlar tarafından kendisine meşrık-ı azamlık teklif edince küplere binip "cehennem olun gidin yahudi uşakları. benim milletim bana kahraman sıfatını verdi; sizin bir çift yahudiye uşak mı olacağım?" demiştir.

Bunların tezlerini çürükmeye devam edelim çünkü herseye bi bahaneleri oluyo resimlerden devam edelim;

                             bilge kagan
Bilge Oğuz Kagan meğer masonmuş tabi o zamanda masonluk varsa Orhan Gazi masonmuş Osmanlıyı masonlar yardımıyla kurulmuş bu resme bakacak olursak, Çanakkale Savaşını büyük zaferi masonlar yardımıyla kazanmışız. Atatürk'ü karalamak için her şeyi yapıyorlar işte bu resimler her şeyi çürütüyor.

Baska kimler masonmus bakalım resimlere ;
atatürk fevzi cakmak                                                            Mareşal Fevzi Çakmak da masonmuş resme bakarsak    

  said nursi  

bu da kim Said Nursi resme bakarsak Said Nursi de masonmuş 

      abdullah gül    
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül masonmuş haberimiz yokmuş. resme         bakarsak :)

Atatürk öldükten sonra mantar gibi türediler ülkemizde suan ülkemizin en üst kademelerinde bulunuyorlar.

Mustafa Kemal Atatürk' mason olmadığı çok acık bir şekilde anlattık düşüncelerinizi, fikirlerinizi yorumlara yazmayı unutmayınız...

       Kaynak: uyumaturkiyem.blogspot.com

ROBİN VAN PERSİE KİMDİR?

fenerbahçe

Doğum tarihi: 6 Ağustos 1983 (31 yaşında)
Doğum yeri: Rotterdam/Hollanda
Boyu: 1,86 m
Mevki: Santrafor
Oynadığı kulupler: Feyenoord, Arsenal, Mancester United

Robin van Persie Rotterdam'ın doğu tarafındaki Kralingen'de büyüdü. Van Persie sanatçı bir ailenin çocuğudur. Annesi José Ras ressam, babası Bob ise heykeltıraştı.Lilly ve Kiki adlarında iki kız kardeşi vardır. Robin van Persie; anne, babası gibi sanatla uğraşması için sık sık teşvik edildi ama o futbolla ilgilenmeyi tercih etti.
Futbol Kariyeri
Robin Van Persie  mevkisi olan santraforda oynamakla birlikte sağ sol kanatlar ve forvet arkasında da oynayabilmektedir
 Gençlik takımlarındaki kariyerine Excelsior Rotterdam takımında başladı. Excelsior Rotterdam'dan sonra Feyenoord'un alt yapısına transfer edildi. Van Persie daha sonra Feyenoord'a a takıma yükseldi. Takımı ile birlikte 2003 yılında UEFA Avrupa Ligi'ni kazanma başarısı gösterdi. 2004 yılında 2,75 milyon sterline Premier League ekiplerinden Arsenal FC'e  transfer oldu. Arsenal ile ilk sezonunda Community Shield ve 2005 FA Kupası'nı kazandı. 2006 yılındaYılın Rotterdamlı Sporcusu ödülünü kazandı. 2011-12 sezonunda attığı 30 golle Premier League gol kralı olma sevinci yaşadı. Arsenal kariyerin ardından 2012-13 sezonu başında 24 milyon £ karşılığında Manchester United takımına transfer olmuştur.


fenerbahçe

Milli Takım Kariyeri

Robin van Persie Hollanda Millî Takımı'nın U-18 ve U-21 takımlarının bir parçası olmuştur. Millî takımdaki ilk maçına 2005 yılında Romanya ile oynanılan dostluk maçında çıktı. Bir ay sonra Finlandiya'ya karşı 4-0 kazandıkları maçta ilk millî takım golünü attı. 2006 FIFA Dünya Kupası, UEFA Euro 2008, 2010 FIFA Dünya Kupası ve UEFA Euro 2012 turnuvalarında mücadele eden Hollanda millî takımının bir parçasıydı. Özellikle 2010 FIFA Dünya Kupası'nda Hollanda'yla yaşadığı final heyecanıyla millî takım kariyerindeki en büyük başarısını elde etmiştir. Hollandalı yıldız millî takımıyla çıktığı bu uluslararası turnuvalarda 18 maçta forma giyip 5 gol atmayı başarmıştır. Van Persie şu ana kadar Hollanda milli takımıyla çıktığı 79 maçta 41 gol atmıştır ve Hollanda futbolunun en golcü ismi olarak tarihe adını yazdırmıştır. 
Robin van persie fenerbahçe imza töreni;



KOALİSYON NEDİR?

koalisyon partileri


Koalisyonu uzun aradan sonra yine duyduk peki bu koalisyon nedir? nasıl yapılır?

Koalisyon yasama meclislerinde bir tek partinin çoğunluğu elde edemediği durumlarda, en çok sandalyeye sahip partinin başkanının kabineyi kurmakla görevlendirilmesi kuraldır.

Kabineyi kurma görevlendirilen parti güven oyu alabilmek için diğer partilerle görüşüp anlaşmaları sonucu koalisyon hükumeti kurulur.
koalisyon hükumetinin sakıncalı yanı ise kırılgan ve anlaşması sıkıntı sonucu istikrarasızlık yaşanmasıdır.

1980 ve 1990'lı yıllarda koalisyon hükümetleri olmuştur.
Koalisyon hükümetlerinin sağladığı başlıca yarar ise, ülkedeki değişik siyasal eğilimleri yönetim katına da yansıtmaları, bunlar arasında demokratik uzlaşma alışkanlıkları doğurmaları, dolayısıyla siyasal kutuplaşma ve gerginlikleri emici bir işlev görmeleridir.
koalisyon tarıhı

En uzun koalisyon isviçre'de olmuştur 1959-2008 yılları arasında 4 partının uzlaşmasıyla olmuştur.ismine sihirli formül denmiştir.
Ülkemizde koalisyon olmuştur fakat kısa sürmüştür en fazla 3 yıldır en uzun koalisyon peki kaç koalisyon olmuştur?

Türkiye tarihinde 12 koalisyon olmuştur bunlar;
1- 1961-1962/ CHP-AP Koalisyonu
2- 1962-1963/ CHP-YTP-CMKP-Bağımsızlar Koalisyonu
3- 1963-1965/ CHP-Bağımsızlar Koalisyonu

4- 26 Ocak 1974 – 17 Kasım 1974/ CHP-MSP Koalisyonu

5- 1975-1977/ I. Milliyetçi Cephe Hükümeti

6- 1977-1978/ II. Milliyetçi Cephe Hükümeti
7- 1991-1993/ DYP-SHP Koalisyonu
8- 1993-1995/ DYP-SHP Koalisyonu

9- 6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996/ ANAP-DYP Koalisyonu
10- 1996-1997/ Refah Partisi-DYP Koalisyonu
11- 1997-1999/ ANAP-DTP-DSP Koalisyonu


12- 1999-2002/ DSP-MHP-ANAP Koalisyonu

15 Temmuz 2015 Çarşamba

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

ramazan bayramı
                           

Bayram sabahı erkenden kalkmalı, yıkanıp temizlenmeli, en iyi ve temiz elbiseleri giyerek güzel kokular sürülmelidir.
Yılda iki dini bayramımız vardır:
1)Ramazan Bayramı
2)Kurban Bayramı

Bayram namazının kılınışı:
İmamın arkasında yer alırız ve "Niyet ettim Allah rızası için (Ramazan yada Kurban) Bayramı namazını kılmaya, uydum hazır olan imama" diye niyet ederiz.

Tekbir getirerek "Allahu Ekber" diyerek namaza başlarız.


Ellerimizi bağlarız ve sessizce sübhaneke suresini okuruz.


1. Tekbiri alırız. "Allahu Ekber"


---Ellerimizi yana salarız.


2. Tekbiri alırız. "Allahu Ekber"


---Ellerimizi yana salarız.


3. Tekbiri alırız. "Allahu Ekber" ellerimizi bağlarız. İmam, fatiha ve bir sure okur.Biz ise bir şey okumaz, imamı dinleriz.

Sonra "Allahu Ekber" diyerek rükûya gideriz.

Rükûda üç defa

        "Sübhâne Râbbiye'l-Azim" dedikten sonra doğruluruz.

 Doğrulurken

        "Semi Allahu li-men hamideh"

deriz. Tam doğrulunca da

        "Rabbenâ leke'l hamd"

dedikten sonra


        "Allahu Ekber"

deyip secdeye gideriz. Secdede üç defa :

        "Sübhâne rabbiyel-a 'lâ" deriz.


"Allahu Ekber" diyerek otururuz.

Tekrar...


"Allahu Ekber"

deyip secdeye gideriz. Secdede üç defa :

"Sübhâne rabbiyel-a 'lâ" deriz.


"Secdeden "Allahu Ekber" deyip ayağa kalkarız, böylece Bayram namazının ikinci rekatı başlamış olur.

müslümanlık


Ayağa kalkınca elleri bağlarız. İmam Fatiha ve bir sure okur. Hiç birşey okumadan imamı dinleriz.


1. Tekbiri alırız. "Allahu Ekber"


---Ellerimizi yana salarız.


2. Tekbiri alırız. "Allahu Ekber"


---Ellerimizi yana salarız.


3. Tekbiri alırız. Ellerimizi bağlamadan "Allahu Ekber" diyerek rükûya gideriz.


Rükuda üç defa

"Sübhane rabbiyel azim" dedikten sonra doğruluruz.


Doğrulurken

"Semi Allahu li-men hamideh"

deriz. Tam doğrulunca da

"Rabbenâ leke'l hamd"

diyerek...


"Allahu Ekber"

deyip secdeye gideriz. Secdede üç defa :

"Sübhâne rabbiyel-a 'lâ" deriz.


"Allahu Ekber" diyerek otururuz.

Tekrar...


"Allahu Ekber"

deyip secdeye gideriz. Secdede üç defa :

"Sübhâne rabbiyel-a 'lâ" deriz.


"Allahu Ekber" deyip:

"Tahiyyata otururuz. Oturduktan sonra

"Ettehiyyâtü, Allâhumme salli, Allâhumme

Bârik ve Rabbenâ" dualarını okuruz.


Dualar bitince imamla birlikte yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek

"Es selâmu aleyküm ve rahmet'ullah" diyerek selam veririz. Sonra sola

çevirip yine "Es selâmu aleyküm ve rahmet'ullah" diyerek selam veririz.

Böylece Bayram namazı sona ermiş olur.